AİLE BOYU ‘DRAJE’

draje1

Birkan Can Evirgen, Marmara Kamu Yönetimi’nde okuyan bir öğrenci ve yayıncılıkla sadece hobi olarak ilgileniyor. En büyük şansı annesinin grafiker, teyzesinin redaktör olması. Çocukluğundan beri onların Mac’lerinin başında… ‘Çekirdekten yetiştik’ diyor Can.

Erdinç Yücel, İlknur Bendeş ve daha sonra ekipten ayrılan Buğra Oygur ile birlikte hazırladıkları, internetten yayın yapan ‘Draje Dergi’ ilk olarak 30 sayfa çıkmış. Ancak arkadaşlık sitelerinden yeteneğini göstermek isteyenlerin yazı ve tasarımlarını yollamaya başlamalarıyla ikinci dergide sayfa sayısı birden 66’ya yükselmiş. Can Evirgen, ‘Hepsi yaratıcı gençlerin yaptığı işler. Belki normal bir dergide bu kadar çok görsel kullanmazsınız ama internetten yayınlanan bir dergi için görseller daha mühim olabiliyor. Bir de ‘asla internette gördüğümüz bir resmi oraya koymayacağız, kendimiz yapacağız ve hepsi bize ait olacak’ dedik. Her katkıda bulunan kişinin ismi mutlaka dergide yer alıyor. Bu da onların önünün açılması için önemli. Nitekim böyle bir durum da oldu. Fotoğrafçılarımız ve illüstratör oldukça güzel işler çıkarıyor. Örneğin Utku Atalay, artık Karakalem dergisinde. Herkesin kendi alanında ilerleyebildiğini görmek de bizi mutlu ediyor.’

KONSEPT DERGİ

  1. sayı çıktı; 9. sayı yolda. Her sayının bir konsepti var. Can, ‘dergiyi çıkaracağımız zaman, bu dergide ne bulunabileceği bilinsin istedik. İlgi çekici olsun dedik ve bu yüzden de her Draje farklı konseptlerle ortaya çıkıyor. Örneğin bir sayımız ‘Olağanüstü Draje’ olarak çıktı. ‘Olağanüstü’nü belirlerken, senin yazın olağanüstü olacak demedik. Çünkü bazen kavramlar zıttını da çağrıştırabiliyor. ‘Olağanüstü’ sayıda çok gerçekçi yazımız da oldu. İlk sayımız ‘Yasak Draje’ydi. Derginin içinde her an her şey değişebiliyor. Her ay ismi de değişiyor. ‘Draje’ sadece ana kimlik, biz onun üstüne bir şey giydiriyoruz.’ Can’ın annesi ve derginin sanat yönetmeni Songül Yücel ‘hemen her sayıda bir ressamı araştırıyoruz. Unutulmuş ressamların adları da böylelikle hatırlanmış oluyor. Can, her sayıda bir ressamın işini deforme ediyor’ diyor.

HİÇBİR İŞ ÇÖPE GİTMİYOR

Derginin her sayısında mutlaka bir röportaj var. Tanınmış kişilerin yanı sıra aslında daha çok kendi sevdikleri insanlarla röportaj yapmayı tercih ediyorlar. Can, ‘Mesela, İTÜ’de güneş enerjili arabalar yapan gençlerle röportajlar yaptık. İnsanların ilgisini çekebilecek ama daha az tanınmış kişilerle röportaj yapmayı tercih ediyoruz. Diğer dergilerden farklı olan bir yanımız da bu’ diyor.

Her ay bir sonraki konsepti de belirleyip, ilk sayfada bulunan künyenin altına ekliyor, sonra da tasarımları ve yazıları beklemeye koyuluyorlar. Önümüzdeki Draje ‘Edepsiz’… Ellerine konsept dışı işler de gelse bunu değerlendiriyor ve ekstra oluşturdukları blog’larında yayınlıyorlar. Erdinç Yücel, ‘bazen çok politik yazılar geliyor. Elbette ki bizim bir duruşumuz var ama bazen gelen yazılar kör göze parmak olabiliyor. O zaman biz de onları blog’umuzda yayınlıyoruz. Yani hiçbir iş çöpe gitmiyor’  diyor.   Hedef kitlesi daha çok üniversite ve lise öğrencileri olmasına karşın çok sıkı takip eden bir orta yaş ve üstü kitle de var. ‘Pensilvanya’dan, Endonezya’ya dünyanın dört bir yanından bizi takip eden insanlar var’ diyor ve buna onlar da şaşırıyorlar. Fransa’dan her ay düzenli olarak birçok insanın siteye girdiğini görebiliyorlar.

Draje dergi, ‘Çıkan Sayının Özeti’,   ‘Minik Draje’ ve ‘Ulusa Sesleniş’ gibi düzenli köşelerinin yanı sıra, her ay yenilenen, sürprizli içeriğiyle, www.drajedergi.com‘daokuyucularını bekliyor.

Telif verebilmeyi isterdik

Dergi basılmadığı için pek masrafı yok. Ama telif konusunu önemsiyorlar. Özellikle de fotoğrafçılarına para verebilmek istiyorlar. Bu işten kimse para kazanmıyor. Dergi daha önce reklam teklifi almış ama bir vinç firmasından! Bu yüzden kabul edememişler. ‘Kağıt ziyan etmiyoruz. Her sayıda sayfa sayımızı belirlemek zorunda değiliz. Server’ımızı sağlayan İlknur’un babası Oğuz Bendeş, onlar bize destek oluyorlar. İsim hakkımızı ise aramızda para toplayarak aldık’ diyorlar.

8 yaşında tasarımcıları var!

Dergİde ‘Minik Draje’ isminde bir köşe var. Bu köşeye küçüklerin yazı ve çizilerini koymak istemişler. İhale Ceren’e kalmış. Ceren 8 yaşında ve Erdinç Yücel’in yeğeni. En çok onun yaptıklarını dergiye koyma aşamasında keyifleniyorlarmış.

 

ÖZGE Ç. DENİZCİ

* 10 Ekim 2009 Akşam Gazetesi

* Yazıyı Özge Denizci’nin blogundan okumak için tıklayınız.

 

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın