Bu Bir Deli Değil

İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen

clioteam1948Geniş çerçeveli gözlüklerinin üstünden çocuksu bir bakış attı ve delisin sen dedi, manyak ayol. Beraber yürüdüğü arkadaşı bu lafına kızmış gibi görünmedi, zaten bunu gerektirecek bir durum da yoktu. İstiklal’de ilerlerken yanlarından geçen sakallı düşkün amca belki duysa bu sözlere alınırdı.

Çünkü aynı kelimeyi onun için de kullanmıştı bizimki, ama tamamen başka bir tonlamayla. Halbuki adamın bağırıp çağırması bozuk ruh sağlığından değil, sıcak altında içtiği biralardan kaynaklanıyordu.

Kızımızın imgelem dünyasına girdiğimizde bu sıfatı birçok ayrı tip insana kullandığını görebiliriz. Onun için bir mertebedir bu, seviyesini söylerken kullandığı tonlama belirler. Bazen bağırarak, bazen içinden geçirerek bazen de kocaman gözlüklerinin üzerinden şımararak telaffuz eder bu sıfatı.

Fakat kızımızın bilmediği şey deliliğin bir düşün olayı olduğudur. Özgünlüğü ve asiliği barındırır. Yalnızlık ve anlaşılamamak asil duygularıdır. Ağızdan çıktığı gibi kolay değil, tabiri caizse zor zanaattir.

Yazı ve İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen

İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen

İ: Kebap yapar yerim bu kor alevden akşamlarda, heyhat, nedir bu çile yorgun yorganlar altında, işte gidiyorum bitli böcekler misali derin kuyularda, etmesin beni tek yurdumdan dünyada cüda. C: Şimdi değişeceksin, belki ters evrim geçireceksin. Sonra bir maymun olacaksın, o maymun bir ağaca çıkacak, dal onu taşıyamayıp kırılıp düşecek! Belki o odun ben olacak. İ: Kuzum affedersiniz ama sizin kafayı sıyırmış olma ihtimaliniz çok yüksek. Bundan sonra imam olduğunuz varsayımı üzerine derince düşüneceğim ve cemaati osurtmamaya özen göstereceğim. Benden söylemesi… C: O zaman kabız kuğular hep bir ağızdan şiir okurlar kabotaj bayramında ve lalettayin bir öğleden sonra gibilerdir Ankara’nın balta girmemiş ormanlarında.

 

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın