DELİK SAKİNLERİ’NİN DİKKATİNE!

İllüstrasyon: Demet Özge Aykan

Delilik… en sade hale getirirsek bu kelimeyi, elimizde ne kalıyor? “del-“… Evet, bir nevi beynin delinmesidir delilik… bazen kişi kendi beynini delip delirir bazen de dış etkenler tarafından deldirir kendini.

Kendini delmeyen veya deldirmeyen herhangi bir kimse tanımıyorum şahsen.  Hele de bugün bu düşüncem daha da kuvvetli. Hayat şartlarıdır , ekonomik krizdir, maddi-manevi depresyonlardır, tutkulu aşklardır hatta ve hatta çoğu kez mutluluklardır insanı delirten. Aşırı adrenalin alan her insanın doğal tepkisidir belki de bu.

Her iki deliliği yaşamış biri olarak söyleyebilirim ki, mutluluktan gelen deliliğin yerini hiçbir şey tutamaz. Fakat şöyle bir zararı da yok değil. Siz gayet hayattan zevk alarak delilik belirtileri gösterirken karşınızdaki insanın dehşet içindeki bakışları veya eteklerini toplayıp olanca gücüyle sizden uzaklaşması sahnesi karşısında baka-kalabilirsiniz. Benden söylemesi. Şimdi akıllarda bir soru işareti oluşmuş olabilir. Hani herkes delirmiş birer yaratıktı? Madem öyle neden delilik karşısında kaçıyorlar?  Hemen cevabını verebilirim bu sorunun: çünkü onların sahip olduğu şey gizli delilik. Gizli özne gibi bir şey yani. Aslında kişinin hücrelerinde dolaşıyor fakat henüz açığa çıkmamış. Kişisel düşünceme göre en tehlikelisi de bu çeşidi. Çünkü ne demiş atalarımız:  “Sessiz atın çiftesi pek olur”.  Gizlice damarlarda dolaşan delilik o kadar birikir ki, en ufacık bir dürtmede bile insanı baştan aşağı titretebilir. Ve nihayetinde kendine getirir. Her normal insan gibi siz de artık bir delisinizdir. Tescilli deli.

Delilik beyindedir. Kana karışır, damarlarda dolaşır. Bir çocuğun parmaklarının ucundadır. Her zeki insanın dişlerinin arasındadır. Her ceketlinin cebinin içindedir. Aşkın ta kendisidir. Kapalı kapıları zorlamaktır.  Ya siyahtır ya beyaz.  Aslında dahiliği getirir. Rutinin baş düşmanıdır.  İnsana  “dir’li-dır’lı” cümle kurdurur;  o derece etkilidir. Ve bu yazı gösteriyor ki, deliliğe bu kadar anlam yüklediğime göre delilik çok da benimsediğim, herkesin de benimsemesini istediğim bir şeydir.

Yaratıcılıktır:

Büyük bir karton aldım, koydum önüme. Hayatımda olmasını istediğim her insan için bir deli-k açtım. O insanların her birini deli-klere koymaktı amacım. Her biri şimdi deli-ğinde, mutlu. Bir tanesi mızıkçılık yaptı; deli-ğe girmek yerine deli-k üzerinden bakıyor. Aldım onu yerine yerleştirdim. Evet, bu sefer ben birini del-dim. Şimdi deli-kte.

Yazı – Çizi: Demet Özge Aykan

Özge, illüstrasyonlarını hazırlarken fonda Michael Jackson – Billie Jean çalıyordu. Bir tane zeytini bile gıdım gıdım ısırarak yiyen Özge’nin gece 00.28’de aklına gelen ilk şey yemek yemek olmuştur. Ayrıca izlediği Bad Biology adlı filmi de okurlara “şiddetle” tavsiye etmediğini belirtmektedir.
İllüstrasyon: Demet Özge Aykan
İllüstrasyon: Demet Özge Aykan

 

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın