DELİLİĞİN İÇSEL ANALİZİ

Deliliğin hiçsel analizi yapılabilseydi, bir tek X payına düşeni alırdı.

Varlığını sadece aklıyla sürdürüyordu. Ne duymak, ne görmek, ne işitmek çişinin sesini! En ufak bir hareket, narin kemiklerini kırabilirdi! Ama şanslıdı X, uyumaya çalışırken kol saatinin tiktaklarını duymak zorunda değildi. Her tiktakta ölüm korkusu, can sıkıntısı bir yanda; ne ironik!

7! uğursuz 7! bir çocuk farketmişti neden 7’den tiksindiğini. pastel boya kokusu, neşeli gökkuşağında her 7 yeşil, her yeşil kusmuktu, alkole dayandığı ergenlik çağlarında. Başka bir 7’de X kaybetmişti tüm algılarını -ne şans-, bu sayede kendi gerçekliğinin kapılarına dayandı.

Çelimsiz, pek çelimsiz, hacimsiz! Kol dedikleri yanlarında sallanan iki işlevsiz uzuv! Ve inanın bana, isterseniz kolayca kırabilirsiniz tüm kemiklerini!

Oysa…

Oysa X bildiğinizden fazlası. Başka evren bilmez- bilse de hatırlamaz, hatırlasa da başkalarına bildiremez- kendi dünyasının tanrısı! O ki devrilemez bir ilah, korkusuz, ölümsüz… Asla bilmeyecek ne zaman gelecek ömrünün sonbaharı…

Ve X ki güçlü bir tanrı. Beğenmediği eserini düzeltmeye çalışmaksızın yıkacak kadar küstah. Ve -ne şans!- onun birkaç dakikasını aldı, hükmünü sonlandırmak kendi yüce hiçliği üzerinde. Ne dünya bıraktı bize ki yaşasak -doyulmaz yaşamaya!-, ne de esaretten bitap bir köle… Sadece çürümüş bedeni.

Kaybedilen bir tanrıydı o, masumiyetti, güzellik, saflık daha adını duymakla kaldığımız ne değerler! Belki vardı, belki yoktu. Zaten varsa bile bilemezdim. Bilsem bile bildiremezdim.

Yazı: Çılga Doğukanlı

Çılga üç sayıdır yazısıyla birlikte kullanılacak görseli de kendisi hazırlama sözü verdiği halde ısrarla yan çiziyor. Çevresinde ucube, garip, tuhaf, uyumsuz... vb vb bir insan olarak tanınan Çılga, bu yazıyı yazarken ne dinlediğini özenle saklamaktadır. Draje Dergi ekibi olarak Çılga’nın gizli gizli İsmail YK dinliyor olduğundan şüphelenmekteyiz.

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın