Kendinden bahsetmek zor bir şey aslında, her ne kadar günlük konuşmalarımızın içinde durmadan karşımızdaki kişileri kendimizle alakalı kodlasak da. Bu şey bizden açıkça istendiğinde ise bir anlam bozukluğu yaratacağım korkusuyla anlatı sınırlarını çok kısa tutarız falan filan neyse bi deneyeyim bakalım.
Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitim Grafik Ana Sanat mezunuyum. 17 yaşına kadar Uşakta, 17den 22ye kadar Eskişehir'de yaşadım. Şimdiden sonra ne olacak bilemiyorum. Astronomi, Astrofizik, Gizem dinlerini, İlhan İrem'i, Toplumlar ve Uygarlıklar Tarihini, Kedileri, kedi'yi, Sıcak Çikolatayı, Comte De Lautreamont'u, Lhasa De Sela'yı, Özgünbaskı Atölye2'yi, Jim Jarmush filmlerini, beni sevmeyen insanları (özellikle) vb. birçok şeyi severim. Sevmediğim şeyler de var ama yazmanın şimdilik bir anlamı yok.
Bir üreticinin kendi işi (eseri) üzerine konuşması anlamsız geldiği için pek işlerimden bahsetmeyeceğim. Ancak işlerimin yapılış süreci ve üzerlerinde ki yaşam enerjimi gözlemledikçe daha çok denemek, yaşamak, bocalamak gerektiğini anlatıyorlar bana. Umarım bu açlık bir gün azalmaz çünkü kâinatı, kendimi ancak bu şekilde anlayabileceğimi biliyorum.