İLHAMİ

İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen

İlham perimin adı İlhami. İlhami biraz farklı bir peridir ve ayrıca da delidir. İnsanın deli bir ilham perisi olabilir mi diyebilirsiniz ama size diyaloglarımızdan örnek verince durumu anlayacaksınız. İşte aramızda geçen konuşmalardan bir kesit:

İlhami: Ben geldimmm!!!

Ben: Olamaz! Neden bu saatte İlhami? Neden?

İlhami: Ee ancak geliyorum. Bak giderim şimdi. Bence kaçırma söyleyeceklerimi. Yeni fikirlerim var.

Ben: Vala gündüz bekledim o kadar gelirsin diye.. Şimdi artık uyku moduna girdim kalkıp kalem kağıt arayamam. Sen ne söliceksen söyle aklımda kaldığı kadarını yazarım sabah.

İlhami: Yok öyle olmaz. Sonra yarısında uyuyakalıyorsun. Kötü hissediyorum kendimi.

Ben: Git o zaman İlhami. Ciddiyim çok yorgunum adam gibi bi saatte gel. Akşam üstleri boş oluyorum. Buyur o saatte gel.

İlhami: Eh peki madem sen bilirsin.

Ben: Ha bu arada unutmadan söyliyim. Şu draje degi var ya bi dahaki ayın konusu ‘deli’ olacak. Aklına gelen fikir varsa söyle ya da üzerinde düşün işte.

İlhami: Düşünürüz bakalım. Tamam o zaman uçtum ben. Bye.

 

Birkaç gece sonra yine gecenin bir yarısı!

İlhami: Ben geldimmm!!!

Ben: Zaten başka bi saatte gelsen şaşardım. Bak sen! Pijamalarını da giymiş. Madem uyuyacaktın niye sabah gelmiyosun?

İlhami: Gıcıklık olsun diye…

Ben: Buldun mu bişiler bari verdiğim konuyla ilgili? Bulduysan kalkıp kağıt falan alıyım.

İlhami: Hee buldum ama bu sefer öyle öykü möykü diil. Söylediklerimi yanlış yazıyosun zaten rezil ediyosun beni. Bu sefer başka bişi buldum.

Ben: Geceyarısı gelip söylersen sabaha ancak o kadarı kalıyo aklımda… Ne buldun bakalım?

İlhami: Beni yaz.

Ben: Süpersin İlhami. Senden iyi konu çıkar bak bu konuştuklarımı yazsam olur işte. ‘Deli peri İlhami’ nasıl ama?

İlhami: Ay bi de kendi bulmuş gibi sormuyo mu sinir oluyorum. Hadi ben uçtum yine. İyi geceler…

Ben: Peki İlhami, sana da iyi geceler…

Yazı: Ece Dericioğlu

İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen
İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen
Ece bir deli görse, kaçıp ilgisini daha da çok çekmez; etraftaki insanların arkasına sığınır, kamufle olmaya çalışır. Şayet, bir deli Ece’yi görüp kaçarsa, Ece üzülür ve o deli ile röportaj yapmayı çok istediğini söyler durur. Ece’nin hem bir deli hem bir Ece olduğunu düşünürsek, bu işi çıkmaza sürüklemek daha da mümkün olabilir. İhsan Oktay Anar, seni seviyoruz…

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın