İSTANBULLU OLAĞANÜSTÜ MEHMET

İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen

Mehmet, üniversite öğrencisi olağanüstü güçlere sahip bir gençtir. Fakat olağanüstü güçleri oldu- ğu kendisine söylendiği zaman Mehmet bu tür şeylerin hiç olağanüstü olmadığını aksine çok fazla sıradan olduklarını ve zaten her gün yaptığı şeyler olduğunu söyler. İşin enteresan tarafı da burada ortaya çıkar. Mehmet bu olağanüstü güçlerini günlük hayatında son derece sıradan konularda kullanmaktadır.

Mehmet haftanın beş günü sabahın köründe kalkar ve otobüs durağına gider. Otobüs durağında otobüs bekler… bekler… otobüs kesinlikle vaktinde gelmez. Çünkü otobüsün vaktinde gelebilmesi için otobüsün hem kalkış yerinden vaktinde çıkması gerekir hem de Mehmet’in bulunduğu durağa kadar yoğun bir trafiğin söz konusu olmaması gerekir. Mehmet olağanüstü bir sabırla beklemeye devam ederken bir otobüs gelir ki böyle bir otobüs yeryüzünde görülmemiştir.

Otobüs ağzına kadar dolu. Elbette ki bu durum Mehmet için bir çocuk oyuncağı- dır. Olağanüstü çevikliğini ve olağanüstü sıkışabilme yeteneğini kullanarak o otobüse biner. Hatta bazen çantası, paltosu, kolu veya bacağı otobüsün dışında kaldığı halde bir kısmı otobüsün içinde bir kısmı otobüsün dışında yolculuk yapmayı olağanüstü fiziksel özellikleri sayesinde başarabilir. Ayrıca saatlerce otobüsün içinde seyahat ettiği halde olağanüstü bünyesinin bir getirisi olarak bir defa bile baygınlık geçirmemiştir. Bir de Mehmet’in okulunun önünde Karadeniz’e bakan ve çok fazla rüzgâr alan bir yerde bulunan otobüs durağı sahil boyunca yapılan kaldırım genişletme projesinden dolayı belediye tarafından yıkılmıştır. Daha önce de bahsetmiş olduğumuz olağanüstü dayanıklı bünyesinin bir başka getirisi olarak Mehmet bu durakta aylarca otobüs beklediği halde ölümcül bir hastalığa yakalanmamıştır. Ama en önemlisi Mehmet yıllarca bu zor şartlarda her gün okula gitmeye çalıştığı halde hem hayatta kalmayı hem de devamsızlıktan kalmamayı başarmıştır. Bu durumun herhangi bir olağan açıklaması olmaması, bu durumun olağanüstülüğünü açıklamaya yeter.

Mehmet bu olağanüstü güçleri sayesinde sadece ulaşım alanında değil, okul, konser, devlet dairesi, banka, devlet hastanesi gibi bir çok alanda hayatta kalmayı başarmıştır. Aslına bakarsanız Mehmet’in olağanüstü bir insan olacağı çocukluğunda binaların, park etmiş arabaların ve park etmemiş hareket halindeki arabaların arasında kendisine ve arkadaşlarına oyun alanı bulan olağanüstü yaratıcılık yeteneğinden dolayı o zamanlardan belliydi.

Eminim ki hepiniz tanımışsınızdır İstanbullu olağanüstü Mehmet’i . Bu arada beni çok üzen bir konu var. Bu yazı ne yazık ki yerel seçimlerden sonra yayınlanacak. Eğer ki seçimlerden önce olsaydı sizden bir isteğim olacaktı. Şöyle ki; “aman dikkat edin şu içinde bulunduğumuz düzeni değiştirecek bir adaya kesinlikle oy vermeyin.” Allah muhafaza otobüsler ağzına kadar dolu olmaz, banka kuyrukları azalır, duraklar yıkılmaz da olağanüstü yeteneklerimiz kullanmaya kullanmaya zamanla körelir. Ama neyse ki çok önemli değil. Çünkü ne mutlu ki öyle bir aday zaten yok.

Yazı: Bahadır Çevikel –  İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen

 

Bahadır yazısının karakteri olan Mehmet’i Marmara Kamu öğrencilerine ithaf etmiştir. Mehmet’in yaşadıkları sabahları İstinye üzerinden Tarabya’ya yolculuk etmek isteyen herkesin başına gelebilir. O olmayan durak bizzat okulumuzun önünde yoktur. Evet, okulumuzda devam zorunluluğu vardır. Mehmet’in çocukluğu olarak anlatılmış oyun oynayan çocuklar gerçektir vefotoğraflarla belgelenmiştir. Ve hayır, yukarıdaki elini çenesine koymuş kişi Bahadır değil.

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın