DRAJE DERGİ FİRARDA

Kapak İllüstrasyonu: Birkan Can Evirgen

Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik bir de dönüp baktık ki bir arpa boyu bile yol gidememişiz… Develerin tellal pirelerin berber olması kadar saçma geliyor kulağa. Buna ancak çocuklar inanır zaten. İşte bunun için çocuklar büyür, yetişkinler ise sadece yaşlanır.

Okulunu bitir, bir iş bul, yuva kur, emekli ol… Pozisyonuna sıkı sıkı sarıl. Gerçekçi hedeflerin olsun.

Sakın kaçma. Kaçmayı aklından bile geçirme. Gerçekliğine sıkı tutun.

Ödülünü al. Cezadan kork. Az git uz git dere tepe düz git. Hedefinden sapma. Okulunu bitir. İş bul. Yuva kur. Her şey düzenli, her şey yerli yerinde olsun. Sonra dönüp arkana tekrar tekrar bak… Ne kadar yol almışsın?

Yatağını, dolabını, masa üstünü düzenle, odandaki fazlalıklara bakıp iç geçir. Hayatındaki fazlalıklara bakıp iç geçir. Gelecek baharda bir bahar temizliği için söz ver kendine… Sonra sonraki bahara ertele…

Seçeneklerine bak ve ruhunu karart. Sonra hava almak için dışarı çık ve havanı alıp geri dön…

Az git uz git dere tepe düz git ama hep geri dön. Gözünü arkada bırak. Her şeyi yerli yerinde bulmak için gözünü arkandan ayırma.

Senaryo çok belli sanki… Ama insan hayatını renklendirmek istiyor bazen. Belki de kaçmak en iyisi… En azından teşebbüs etmek.

Seçeneklerini artırmak. Büyük bir bahar temizliğine girişmek… Güne başlarken dünü tekrarlamıyor olacağını bilmek…

Kaçak Draje bu hissiyatla karşınızda. Kaçış fikrinin ne denli kötü bir fikir olduğunu, büyük bir yanlış olduğunu, ayıp sayıldığını biliriz az çok. O kadar çok araçla, o kadar çok vesileyle o kadar sıkdinlemişizdir ki; basbayağı kaçıyor olduğumuz durumlarda dahi kaçtığımızı reddederiz. Kaçmıyor bir şeyler yaratmaya çalışıyoruzdur mesela. Bir şeyler deniyoruzdur. Ama kaçmak zaten bu değil midir? Verili durumdan başka bir duruma geçmek. Makas değiştirmek. Bazen bir soluklanıp geri dönmek, bazen de bir sürü şeyi baştan tasarlamak ve denemek denemek denemek…

Denemek ve bazen başarısız olmak. Ama tekrar denemekten de alıkoyamamak kendini… Yasak Draje‘de gözleri yorduğunu bilmek, sorunu gidermeye çalışmak ama Olağanüstü Draje’de de gözleri yormaya devam etmek gibi…

Ya da denemek ve yeni sürprizlerle karşılaşmak: Kaçak Draje’ye taa İsveç’lerden bir ses gelmesi gibi…

Facebook aracılığıyla Olağanüstü Draje’yi görüp aramıza katılan bir
arkadaşın olması gibi… Avenue Q’nun Draje’cilere çektiği zihinsel ziyafet gibi… Pınar Karaaslan, Serli Gazer, Cem Vurnal, Derya Yücel, Yelda Gürkan ve Müge Severcan’a çok özel teşekkürlerimizle… Ve elbette adını tek tek anamadığım tüm Kaçak Draje’lerimize…

Kaçak Draje’yi sunarken insanın aklından çıkmayan ilk görüntü ahşaptan yangın merdiveni oluyor nedense… Olsun… Kazma kürek varken merdivenleri kim kullanır ki zaten…

Bahar geldi. Şimdi kaçış zamanı. Deli Draje’de görüşmek üzere…

 

Mayıs 2009 Kaçak Draje sayısını okumak için tıklayınız.

Kapak İllüstrasyonu: Birkan Can Evirgen

Tasarım: Songül Yücel

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın