Sevgili Ben

İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen
Ressam Amedeo Modigliani’den Chaim Soutine portresi
Ressam Amedeo Modigliani’den
Chaim Soutine portresi

Bu mektubu sana, kendimi anlamak ve ispat etmek için yazıyorum. Bir yüksek yamaçtan kendini aşağı bırakmış buz parçası gibi erimekteyim. Düşmek mühim değil, hiç olmamış olmak kırıcı. Belki de olmamış gelecek, artık olmayan geçmişten değersiz geliyor. Daha fazla gelecek için geçmişimi unutamam gibi geliyor ve daha fazla gençlik için kırışıklarımı silmem. Yumuşak pürüzsüz tenimi feda ederim yaşlılık lekelerine. Sana bu mektubu yazıyorum çünkü unutuyorum. Yazmak hatırlatmıyor belki ama kanıt gerekiyor geçmişime. Şimdi sana yazdığım her mektup ölüm mektubum gibi. Buz parçası eriyor havada fakat ne çok isterdi düşüp parçalanmayı. Sana bu mektubu yazıyorum çünkü arada derede kalmış eski bir vazo gibiyim. Bana bakan çok seviyor, değerliyim sanırım ama işe yaramam. Şanlı geçmişim yanımda boylu boyunca yatıyor, aslan gibi bir delikanlı. Damarlı ellerimle saçını okşuyorum ama o beni itiyor. Ne kadar da güzel oysa ve uzak bir o kadar. Sana bu mektubu yazıyorum diyorum çünkü sana bu mektubu niye yazdığımı hatırlayamıyorum. Beni kınadı bir tanıdık bugün, unutkanmışım diyorlar. Oysa bu ben değilim, bir tembel yaşlının içinde hapis kalmış bir delikanlıyım ben. Saçlarım simsiyah, gür. Gözlerim çakmak çakmak. Yüzümde şımarık bir gülümseme ve sevimli bir toyluk. Güneşli bir günde sevgilimin gözlerine bakıyorum. Gözüme güneş kaçıyor ve hapşırıyorum. “Çok yaşa” deniyor. Ve çok yaşıyorum. Ama o yaşamıyor. Böylece iyi dileklerin bir anlamı kalmıyor.

Bu mektubu bana kendimi anlatmak ve ispatlamak için yazıyorum. Sen bu değilsin genç çocuk ama sen bir daha sen de olmayacaksın. İyisi mi sen şimdi gözlerini bir kapa, derin bir uykuya yat. Orada anneni gör, sahile çık, arkadaşlarınla çapkınlık yap. İyi uykular sevgili ben, öpüyorum gözlerinden.

Yazı ve İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen

İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen
İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen
Can’a göre eskiyen bir şeyin değer kazanması mantıksızdır, bu sebeple Can antikaları sevmez. Bu yönüyle onu antika bulanlar da olmuştur o ayrı konu. Can yazısını yazarken dinlediği şeyin ne olduğunu bilmemektedir zira dinlediği müzik radyosunun sesini çok açan yan komşusundan gelmektedir. Can bu sayıda ekibe asgari yardımda bulunabilmiştir çünkü yaz gelmiştir fakat onun hala 4 sınavı, 2 ödevi vardır ve hiç enerjisi yoktur.

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın