STALKER

– Sevgilim, dünyamız çok sıkıcı. Bu nedenle, telepati ya da hayaletler ya da uçan tabaklar da yok… ya da bunun gibi… Dünya kesin kanunlarla yönetiliyor ve çok sıkıcı. Yazık ki o kanunlara hiç itaatsizlik edilmiyor. Nasıl itaatsizlik edileceğini bilmiyorlar. Yani, bir UFO için hiç umutlanma, bu çok ilginç olurdu.

Bermuda Şeytan Üçgeni’ne ne diyeceksin? Onu da mı reddedeceksin?

– Edeceğim. Bermuda Üçgeni diye bir şey yok. Sadece ABC üçgeni var; A kenarı, B kenarı ve C kenarından oluşan. (Stalker)

Yoldasın. Buraya gelene kadar nice engeller aştın ama hiçbir doğa yasasını çiğnemedin henüz. Çiğnemeye de niyetin yok gibi…

Upuzun yürü. Nereye ulaşmak istediğini bilsen de orada neyle karşılaşacağın hakkında hiçbir fikrin olmasın. Bu yolculuğun hayatını değiştirebileciğini unutma yeter.

Yolunu kaybetmek istemiyordun ve bu yüzden yol boyu her ayrıntıyı aklında tuttun. Şurada kurumuş bir ağaç vardı. Biraz ötede küçük bir su birikintisi. Yüz metre ilerde bir kayaya adını yazmıştın. Geçtiğin köprü nasıl da eskiydi unutmak ne mümkün…

Yolunu kaybetmek istemiyordun ve bu yüzden her ayrıntıyı aklında tuttun. Ama unut şimdi hepsini. Burada hiçbir şey bildiğin gibi değil. Alışkanlıklarını unut. Burada her şey sürekli hareket halinde. Her şey her an değişmekte. Adını yazdığın kaya artık orada olmayabilir. Aklına kazıdığın su birikintisi şimdi bir bataklık oldu. Burada hedefe giden en kısa yolun tuzaklarla dolu olduğunu da bilmelisin.

Gittiğin yerde karşılaşacağın şeyin ne olduğunu bilememek seni korkutuyor. Şimdiye kadar ne yaptıysan, yoluna çıkabilecek sürprizleri en aza indirmek için yaptın. Gözledin, kaydettin ve ders çıkardın. Mucizelere inanmadın pek ama belirsizliğe dayanamadığın için mucizelerden medet umduğun da oldu. Şimdi tuttuğun kayıtların sana yol göstermesini bekliyorsun. Geçtiğin o yollardan boşuna geçmemiş olmak için. Ama hepsi geride kaldı. Her seferinde oyun yeniden kurulacak. Yol kendini yeniden inşa edecek. Başka başka tuzaklarla… Başka başka olanaklarla… Tekrar yok, tekrar yok, tekrar yok… Hareket halinde olsun ya da olmasın bir suda yalnız bir kere yıkanabilirsin. Bir bardağı yerinden oynatabilmek için elini kullanmak en iyi yoldur. Hayatını yerinden oynatmak istiyorsan ellerinden daha fazlasına ihtiyacın vardır fakat… Deneyimlerinin seni yanıltmaması için tüm parametrelerin sabit olması gerek. Ölü bir dünya… Fırtınasız deniz… Sürprizsiz bir hayat… Her şey siyah ve beyazdan ibaret…

Evet evet bu çok sıkıcı…

İz sürücüye ihtiyaç duyuyorsun pek belli. Geçmek istediğin o yollardan defalarca geçmiş ve hâlâ hayatta olan bir öncü. Bazıları ona mesih derler. Bazıları öğretmen… Anne, baba ya da lider de olabilir.

Hiç düşünmüyorsun değil mi? Gitmek istediğin yere seni götüremez o. Kendi ulaşabildiğinden ötesine seni ulaştıramaz. Aradığın bu mu? Defalarca gidip geldiği o yolda hayatta kalabilmiş olmasının sırrına vakıf olamazsın. Milyonlarca parametreden biri bile sabit değilken iz sürücü sana nasıl yardımcı olabilir? Tek istediğin hayatta kalabilmek mi senin?

Herkesin gördüğü şeyleri herkes gibi görmek istiyorsan devam et. Herkesin istediği şeyleri herkes gibi istemek sıkıcı gelmiyorsa hiç durma. Alışkanlıklarına sımsıkı sarıl. Dalgalanan toprağı unut. Martı seslerine dokunma. İyot kokusu gözlerinde canlanmasın hiç. Mavinin tadını hayal etmeye bile kalkma. Oraya niçin gitmek istediğin hakkında hiçbir fikrin olmasın. Odaya vardığında gerçekleşecek olan isteğinin ne olduğunu asla bilemeyecek olman da önemli değil bu durumda. Algının kapısını sımsıkı kitle. Kargadan başka kuş tanıma… A – B – C üçgeninden başka üçgen olmasın hayatında… Stalker’ı izleme sakın….

Erdinç Yücel

İllüstrasyon: Erdinç Yücel
İllüstrasyon: Erdinç Yücel
Stalker, Boris ve Arkadi’nin “The Roadside Picnic” isimli romanından Andrei Tarkovsky tarafından sinemaya uyarlanmış 1979 yapımı bir filmdir. Filmin ilk kopyası devlet organları tarafından “kaybedildiği” için kısa bir sürede yeniden çekilmesi gerekti. Kısıtlı imkanlar ve iklim şartlarından dolayı bugün izlemekte olduğumuz film tek çekimde tamamlandı. Erdinç, Stalker’ı Olağanüstü Draje için yeniden izlerken yanında annesi ve babası vardı. Erdinç ve annesi filmi dikkatle izlerken babası uyuyakaldı. Keza Can ve İlknur Stalker’ı birlikte izlerken de İlknur uyukluyordu. Bu yazı yazılırken God Speed Your Black Emperor’dan “Eat Hastings” dinlenmekteydi...

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın