TERS DÖNÜŞÜM

İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen

Kregor Tamta bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında kendini yatağında kocaman bir insana dönüşmüş buldu. Kulak memesi kıvamındaki hamur gibi bıngıl bıngıl göbeğinin üstünde uzanmış, bacaklarının diğer dört tanesinin nereye düşmüş olabileceğini düşünüyordu. Yatağından hafifçe doğrulduğunda etrafını pek çok böceğin sarmış olduğunu gördü. Aralarında annesini ve ablasını biraz zorlanarak da olsa seçebildi. Böceklerin ne konuştuğunu anlamaya çalışıyordu ancak antenlerini kaybettiği için pek beceremiyordu.

Adeta onları korkutmamaya özen göstererek yavaşça aşağıya eğildi ve ablasını eline almaya çalıştı. Ablası kaçmak için bir hamle yaptıysa da Tamta onu elinden kaçırmak için çok büyüktü. Ablasını kulağına yaklaştırdı Tamta. Nihayet neler söylediğini anlayabiliyordu. İki kardeş hiçbir zaman iyi geçinememişti zaten. Bu dönüşüm ablasının eline güçlüce bir koz vermiş olsa gerek, Tamta’yı kırmak için elinden geleni yapıyordu. İlk kez bu kadar çok üzülmüştü taze insan. Kırgınlığını ablasına belirtmek için bir şeyler söylemeye çalıştı ama ağzından sadece insanlara özgü saçma sapan sesler çıkarabiliyordu. Bu sırada abla Tamtanın bir anlık dalgınlığını fırsat bilip kendini elden aşağıya bıraktı. Böcek zehri hissetmişçesine, diğer böcekleri yararak kaçmaya başladı daha sonra.

Tamta bu sefer annesini eline alıp kulağına yaklaştırdı: “ Annenim evet. Benim yumurtamdan çıktın. Gerçekten bütün böceklik için hiç durmadan çalıştın. Bu delikteki pek çok böcek hayatını sana borçludur belki de. Önsezilerinle gerektiğinde yiyecek bulmada gerektiğinde tehlikeyi sezmede hiçbir zaman üstüne olmadı. Ama bir de içine düştüğün şu duruma bak. Burada böylece durarak beni utandırıyorsun. Herkese karşı yeterince rezil oldum. Lütfen git artık terk et bizi. Bu deliğe ait değilsin artık. Bunu senden annen olarak istiyorum. Lütfen.”

O anda farkına vardı Tamta. Artık bir böcek değildi. Ve orda kaldığı her saniye diğer böcekleri korkutmaktan başka bir işe yaramıyordu. Ne yaparsa yapsın kendini kabul ettiremeyecekti. Ancak şunun da farkındaydı ki bu yaştan sonra hayatına insanların arasında bir insan olarak devam etmesi söz konusu olamazdı. Kendini yollara vurdu. İşte böyle başladı Tamta’nın insanlardan ve böceklerden kaçışı.

Yazı: Alper Günay

Kafka’dan Kurt Wolff yayınevine: Son mektubunuzda, dönüşümün kapağını Ottomar Starke’nin yapacağını yazıyorsunuz. Daha çok illüstrasyonla uğraştığı için, Starke’nin tutup böceği çizmek isteyebileceğini düşündüm. Sakın ha, lütfen buna engel olun. Etkinlik alanına karışmak istiyor değilim, sadece doğal olarak hikâyeyi daha iyi tanıdığım için rica ediyorum. Böceğin kendisi çizilemez. Bir kere olsun uzaktan bile gösterilemez. Böyle bir niyeti yoksa benim ricam gülünç kaçıyorsa daha iyi. Ricamı kendisine ulaştırır ve üzerinde durulması konusunda ısrar ederseniz size büyük bir gönül borcu duyacağım. Kapak resmi için önerilerde bulunmama izin verecek olursanız, şu sahneleri önerirdim; kapalı kapının önünde duran anne ve babayla bürodan gelen müdür yardımcısı ya da daha iyisi anne baba ve kız kardeş aydınlık odada durmuş bekliyorlar o kapkaranlık odaya açılan kapıda açık…

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın