YASAK YiYECEKLER

İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen

Yasak elmadan bu yana tadı güzel olan birçok yiyecek, yendikten hemen sonra, henüz mideye varmadan insanoğlunu büyük bir vicdan rahatsızlığıyla baş başa bırakır. Etrafınızda her gün lezzetli yiyeceklerin zararlı olmasından yakınan bir sürü insan görebilirsiniz. Bu iddia aslında bilimsel açıdan da doğrudur. Bilim adamları, insanın içgüdüsel olarak yağlı yiyeceklere yöneldiğini söylüyorlar. Bunun sebebi de varoluştan beri gelen kendi kendini koruma içgüdüsü olarak açıklanıyor. Tabii ki günümüzde yiyeceklerimizi av peşinde koşarak elde etmediğimiz için bu içgüdü hemen herkesin bu durumdan yakınmasına sebep oluyor. Üstüne üstlük yediğimiz tek bir hamburgerin yürüyüş bandında saatlerce koşulmasıyla bile eritilememesi ayrıca sinirlerimizi bozmaktadır.

Şimdi bir düşünelim, en son ne zaman, sonrasında pişman olmadan her istediğinizi yediniz? Ya da en son ne zaman, kendinizden veya çevrenizden ‘bu tatlıyı yesem mi yemesem mi’; ‘bunu yersem akşam artık başka bir şey yemem’; ‘gençturkcell de olsa mc donalds yemem’; ‘pazartesi günü rejime başlıyorum’ vs. gibi replikleri duydunuz? Tabii bunların yanında ‘yiyen de ölüyor yemeyen de’ciler var ki onlara hiç değinmiyorum.

Çevrenizdeki, bu durumdan yakınan insanlar hayatlarının bir döneminde umutla kendilerini diyetisyene atarlar. Eskiden günde minimum iki porsiyon tatlı yiyen şahıs, bütün haftayı tek bir dilim pasta yemeden geçireceğine inanmaktadır! Artık tatlı dostlara veda etmenin zamanı gelmiştir. Yasak yiyecekler listesi karşınızda durmaktadır. Yağlı, tuzlu ve tatlı yiyecekler(!) yasaktır. Aslında bu liste çok tanıdıktır. Yemeden önce size göz kırpan bu hain yiyecekler, yendikten hemen sonra sizi pişman eden yiyeceklerin ta kendisidir. Sayıları saymakla bitmez ama en derin vicdan muhasebelerine sürükleyenler genelde yağını gözle görebildiğiniz patates kızartması tarzı ani kararlarla yenilmiş yiyeceklerdir. Mantı gibi hamur işi yiyecekler ise ‘en azından ev yemeği yedim’ gibi kandırmacalarla daha az pişmanlık yaratır. Sonuçta bu diyet yolunda sevdiğiniz her şey, dolma, börek, pasta, döner, hamburger ve daha niceleri sizden uzaklaşmalıdır.

Bütün bu çabaların amacı ise çoğu zaman incecik bir insan olup yukarıda saydığımız yiyecekleri vicdan rahatlığıyla yiyebilmektir. Bu da başlı başına ayrı bir çelişki yaratır. Aklımızın bir köşesini her zaman meşgul eden ‘yiyip yememe problemi’ çoğumuzun ortak sorunudur. Çözümünün az yemeyi ve spor yapmayı yaşam prensibi haline getirmek olduğunu bilsek de birçok mutfak kültürünün birleştiği bu yerde, bu prensibi uygulamak pek mümkün değildir. Yalnız olmadığınız bilin. Taltlıyı, tuzluyu, yağlıyı hepimiz seviyoruz. Aynı pişmanlıkları hepimiz yaşıyoruz. Ha aranızda ‘ben yediklerim için pişman olmam çünkü zaten ne kadar yersem yiyim hiç kilo almıyorum’ diyen arkadaşlar varsa, onlar da en az tıpkı yukarıda bahsettiğim eritilemeyen hamburger kadar tüm diğerlerinin sinirini bozmaktadır!

Gelin içgüdülerimizle hareket edelim. Belki daha sonra avlanarak formumuza kavuşuruz…

Yazı: Ece Dericioğlu 

• Yasak Draje’ye en son katılan yazarımız Ece, aynı zamanda en eli çabuk yazarımız olarak derginin ilk sayısında yerini almıştır. • KFC’ye adını veren Kentucky eyaletinde arka cebinizde dondurma taşımak yasaktır. • Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır. • Morgan Spurlock, Şişir Beni adlı belgeselin yapım sürecinde 1 ay boyunca 3 öğün sadece fast foodla beslenmiştir. Doktorlar, öncesinde sağlıklı olan Spurlock’un hayati tehlikeyle karşı karşıya olduğu konusunda ısrarcı olunca, bu deneme süreci düşünüldüğünden erken sonlandırılmıştır.

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın