DONDURMA ALMIŞ HAKİM BEY!!!

İllüstrasyon: Erdinç Yücel

Pınar çok antikadır; derler hep.

O da tam olarak ne demekse?

Kıymetli miyim yani?

Ya da satışa çıkarılsam, benim için çekişme mi yaşanır? Yoksa benzeri az bulunur noktasından çıkışlı, uyuzdur dokunmayın mı demek bu?

Ah bir bilsem.

Ağzı olan ya düşünüyor ya da söylüyor pattadanak. Konuşmak parayla değil ya; ondan bıkmadan usanmadan konuşabilen, bayabilen ama bayılmayan bir milletiz.

***

Eşyalar da bilirler mi acaba kıymetlerini? Var mıdır onlarda da bir farkındalık?

Peki bu değeri biçen nedir; ya da kim?

Neden her zaman bir şeylere değer biçme ya da bir şeyleri kategorize etme tutkumuz var?

Mesela ben neden antika olmak zorundayım?

Herkesin beğendiğine dibim düşmediği için mi? Ya da belki de sırf ucuzluk var diye çılgınca alışveriş yapmadığımdan. 1 liralık bluzları almayıp, onun yerine dondurma yemeyi seçmek suç mu ulan diyesim geliyor bazen.

Neden bir de kategorilerimiz var?

***

İsim ve kimlik numaralarımız yetmiyormuş gibi; bir de gruplara sokulasımız; kendi kararlarımızı almaya başladığımız için, saygısızlaşmakla suçlandığımız anlarımız var.

Ah bir bilsem neden antikayım! Ben vereceğim parasını da; kapatacağım şu açık arttırmayı. Ucuza gitmesem bari!

Yazı: Pınar Karaaslan

Pınar, yerinde durmayı beceremeyen bir yazarımız olarak, “Dondurma Almış Hakim Bey“ başlıklı yazısını Almanya’da yazmış ve bunu yaparken de Türkçe karakterlerin bulunmadığı bir klavye kullanmıştır. 

Sayfa altı için ne yazak ne diyek filan diye sorulduğunda: “Berlin’deymiş Pınar. Üzgün ve kızgınmış. Aile saadetinde azcık boğulmuş ama mutluluk da varmış epeyinden“ demiştir. Bu sözler sanırız kendisine niçin hep “çok antikadır“ dendiğini açıklamaya da yetmektedir.

 

İllüstrasyon: Erdinç Yücel

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın