OTOMATiK PORTAKAL

İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen

Bilinmeyen bir zamanda İngiltere’nin meçhul bir köşesindeyiz. Korova süt barında keyif verici sütlerimizi yudumlarken, gecenin ilerleyen vakitlerinde ne gibi haylazlıklar yapacağımızı planlıyoruz ve mekânın dekorasyonundan ilham alıyoruz. İşte günümüzden çok da farklı olmayan bir dünyada başlıyoruz filme. Ve tüm film boyunca sempatik anti-kahramanımız Alex bize başından geçen, onu devlet garantili tatlı hayatına götüren, anılarını anlatıyor. Yani sabredersek eğer filmin sonunda iliklerimize kadar rahatsızlık duyacağımız bir mutlu son izleyeceğiz.

Film bir dram fakat asla Alex’in dramından bahsetmiyoruz. Bizzat filmi izleyenin yaşadığı, içinde hapsolduğu bir dramdan bahsediyoruz. Alex bu dramın belki sonucu fakat asla sebebi değil. Çünkü asıl acı olan suç, suçlu, toplum, ceza ve mağdur arasındaki ilişki sorunsalından kaynaklanıyor. İşte tam da bu sorunsalın evrenselliği ve zamansızlığı sebebiyle film de aynı sıfatlara kavuşuyor.

Film boyunca terör yaratan ve bundan fena halde keyif alan sevimli oğlanın yaptıklarının cezasını çekmesini istiyoruz ardından başına gelen en ufak zevalde onu alıp bağrımıza basmak istiyoruz. İzleyicisini yukarıda bahsettiğim gibi bir cehennem azabıyla baş başa bırakan bu 1971 yapımı Stanley Kubrick filmini hala izlemeyen kaldıysa, bu cahilliğinden kurtulmasını tavsiye ediyorum. En azından popüler kültürün dibine vurulan derin sohbetlerde ahkâm kesmek için birebir önemli bir dokümandır kendileri.

Yazı ve İllüstrasyon: Birkan Can Evirgen

“we were all feeling a bit shagged and fagged and fashed, it having been an evening of some small energy expenditure, o my brothers”
“we were all feeling a bit shagged and fagged and fashed, it having been an evening of some small energy expenditure, o my brothers”
• Otomatik Portakal, Anthony Burgess ‘ın aynı adlı romanından Stanley Kubrick tarafından senaryolaştırılmıştır. 1971 tarihli filmin yapımcılığını ve yönetmenliğini yine Stanley Kubrick üstlenmiştir. 
• Otomatik Portakal’ın efsanevi baş karakterini canlandıran Malcolm McDowell’ın filmografisinde, ilerleyen sayılarımızda yer vermeyi düşündüğümüz Cat People ve Tank Girl de yer alıyor. 
• Can buraya yazı ve çizimle ilgili not girecekti ama çok uykusu geldi. 
• Pervin ne zaman filmi izlese “Keşke İstanbul’da da Korova Milky Bar açılsa” diye içlenmektedir. 
• Behlül, “I’m singing in the rain” şarkısını her dinleyişinde nefret ettiği birisini tekmeleme arzusundadır.

1 Trackback / Pingback

  1. MOR GÜNEŞ | ...::: draje dergi :::...

Bir Cevap Yazın