Söyleşi: Meltem Naz Kaşo

Meltem Naz Kaşo
Meltem Naz Kaşo, 23 Temmuz 1990, İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra, Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi’nin hazırlık bölümünde eğitimine devam etti. O sırada haberdar olduğu ögrenci değişim programının sınavlarını geçip, Amerika’nın Michigan eyaletinde okuma hakkını kazandı. Bir sene içerisinde; Amerika’da farklı bir kültürü tanıma, dilini geliştirme ve en önemlisi uluslararası bir tecrübe edinme şansı yakaladı. Vaktinin çoğunu; okuduğu lisedeki kürek ve voleybol takımında, tiyatro kolunda, onur kurulu çalışmalarında ve çevre yardım klüplerinde geçirdi. Tatillerinde ülkenin dört bir yanını dolaştı. Programı tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönüp eğitimine bıraktığı lisede devam etti. Lise ikinci sınıfı okurken, Milli Eğitim Bakanlığı - Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün açmış olduğu sınavı birincilikle kazanarak, Birleşik Dünya Koleji’nde burslu okuma hakkı kazandı. Önündeki iki seneyi, dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinden gelen öğrenci ve öğretmenleri ile İtalya’da geçirecek. Eğitim yoluyla uluslararası barışı sağlamayı misyon edinen bu eğitim kurumunda, ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine inanıyoruz!

Meltem Naz Kaşo: “Benden çok daha akıllı, azimli insanlar genellikle risk almayı benim kadar sevmediler

Meltem Naz Kaşo
Meltem Naz Kaşo

Draje: Heyecanla okuduğumuz bu başarıya ulaşmanda diğer insanlardan farkın neydi? Bu yolculuk nasıl başladı? Yeni başarı öykülerinin yaratılması için neler önerirsin?

Meltem Naz Kaşo: Diğer insanlarla arama bir mesafe koymak istemediğim için farkımın ne olduğunu hiç düşünmüyorum. Ayrıca, gerek akademik gerekse sosyal hayatımda benden daha akıllı, çalışkan insanlarla çok karşılaştım, yani hemen dikkati çeken bir farklılığım yok. Yalnız belirtmek gerek, benden çok daha akıllı, azimli insanlar genellikle risk almayı benim kadar sevmediler, onlara verilen yolda başarılı olmaya çalıştılar. Dolayısıyla farkım bilinmeyen bir sisteme, yola, projeye, ülkeye vs. adım atarken kendime güvenmem olabilir. Ben bir yolda başarılı olmayı değil, kendi yolumu çizmeyi seviyorum.

Yolculuğa başlama hikâyem ise çok ilginçtir. Net hatırlamıyorum kaç yaşında olduğumu ama okuma-yazmayı yeni öğrendiğim zamanlardı. Kendime kim olduğumu sormaya yeni başlamıştım. Verebildiğim cevaplar (yaşımla, doğduğum şehirle, aile yakınlıkları ile ilgili) ise beni tatmin etmiyordu; benim özümde kim olduğumu öğrenmem lazımdı. Bu nedenle sadece “kendimi” götürebileceğim kadar uzak bir yere gitmek istedim ve kısa bir süreliğine kültür, gelenek, aile, eğitim sistemi, vs. gibi detayları bir kenara bıraktım. Bir nevi kendi hayatımla ilgili deney yapmak gibi bir şey oldu. Deneyde dikkat ettiğim husus ise hangi karakter özelliklerimin dünyanın neresine gidersem gideyim benimle kalacağı, hiç değiş- meyeceğiydi. Hala bitirmedim, bitirmeyi de düşünmüyorum bu deneyi.

Son olarak, başarı öykülerinin yaratılması için önerebileceğim tek şey insanların kendi içlerindeki cevherlere şans tanıması. Maalesef özellikle Türkiye’de, gençler bir şey “olmak” istiyor kim olduklarını kendilerine sormadan önce. Dolayısıyla verilen kararlar tesadüfî olabiliyor ve kimi zaman bir ömür mutsuzluğa yol açıyor. Oysaki mutsuz insan nasıl başarılı olur? Sözüm o ki insanlar kendilerini biraz daha dinlesinler, keşfettiklerine kendileri bile şaşırabilirler.

Draje: Bu yoğun tempoda kendine vakit ayırmak için ne yapıyorsun?

Meltem Naz Kaşo: Bu utanarak yanıtlayacağım bir soru olacak çünkü konu madalyonun öbür yüzü ile alakalı. Çoğu zaman kendimi ihmal ettiğim, sadece 4 saat uyumaya fırsat bulabildiğim zamanlar oluyor. Bu tavsiye ettiğim bir şey değil tabi ama her güzellik bir arada olmuyor, bir yerlerden taviz vermek gerekiyor. Yine de her gün 15 dakika için olsa bile yürüyüşe çıkıyorum uyanır uyanmaz. Kendi kendime konuşuyorum yoğun tempo başlamadan. Doğanın güzelliğini, güneşin doğu- şunun mucizesini gördükten sonra zaten yapılan diğer şeyler detay gibi geliyor, çok önemli olmadıklarına kendimi ikna edip rahatlıyorum☺

Draje: Bir röportajında Gandhi’nin ‘’ yüksek bir doruğu astığında daha birçok doruğun olduğunu görürsün.’’ sözünden bahsettiğini okuduk, bu vizyonunu korumak adına kendine ne gibi hedefler seçtin? Bu hedeflerinde Türkiye için neler yapmak var?

Meltem Naz Kaşo: Gandhi’nin bu sözü yıllardır duvarımda asılıdır çünkü doğruluğuna inandığım bir söz. Fakat kendime Birleşmiş Milletler’in seçtiği Milenyum hedefleri gibi maddeler belirleyip uymaya çalışmadım hiçbir zaman. Bence hayatın öğretmen olmasına izin vermek, sadece aktif bir öğrenci olmak gerek. Dolayısıyla seç- tiğim hedefler hep esnektir ve yanılma payını göz önünde bulundururum; kısa dönemdeki bir hedefime son hedefimmiş gözüyle bakmam. Ayrıca unutmamak gerekir ki çok sayıda doruk var; durup düşünmek, hazmetmek, doruklardan hangilerinin uygun olup olmadığına karar vermek lazım. Hollandalı bir arkadaşımın söylediği söz her zaman aklımdadır: “Merdivene çıkabilmek önemli tabi ama asıl meziyet merdiveni doğru yere koymak.” Konudan uzaklaşmadan Türkiye’ye döneyim. TC Dışişleri Bakanlığı gelecekte dâhil olmak istediğim kurumlar arasında örneğin. Onun dışında nerede çalışırsam, ne yaparsam yapayım ülkeme yararlı bir vatandaş olmak istiyorum. Bu aslında gelecekteki hedeflerimden değil bugünden başlıyor, Dünya Koleji’nde Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek gibi.

Draje: Bu ay dergi olarak “yasak” konusunu inceliyoruz, yasak ve özgürlük senin için ne ifade ediyor?

Meltem Naz Kaşo: Çok enteresan ve benim de ilgilendiğim bir konu. İkisi de hem bireysel hem de toplumsal boyutta algılanabilecek kavramlar. Fakat ben yasak ve özgürlüğün temelde bireysel olduğunu düşünüyorum, yani ben kendime yasaklar koymadıkça dışarıdan dayatılan kurallar sınırlandırıcı değil, çekicilik bile kazandırabilirler. Sonuçta yasak ve özgürlüğün birbirlerini tamamlayan kavramlar olduğunu, aralarında hassas bir denge olduğunu ve her şeyden ziyade insanın içinde olduğunu düşünüyorum (örneğin hapishanedeki bir insan alternatifi olmadığı için sevmediği işi yapandan daha özgür olabilir.)

Söyleşi: Abdullah Buğra Oygur

Meltem kendisine ulaştığımızda İtalya’ya yolculuk için hazırlanmakta olduğundan, söyleşiyi mail aracılığıyla yaptık. Birleşik Dünya Kolejleri’nin Türkiye şubesinin internet adresine buradan ulaşabilirsiniz: http://network.tr.uwc.org/ United World College , Alman Kurt Hahn tarafından II . Dünya Savaşı sonrası dünyada artan Milliyetçilik akımına karşı dünya liderleri yetiştirmek için 1960”larda kuruldu. Kurumun İtalya , Bosna Hersek , Kanada , Amerika , Costarica, Singapur , Hongkong , Hindistan , Günay Afrika , İngiltere ve Norveç “de okulları var. Buğra soruları hazırlarken Sohodolls ‘tan Stripper adlı parçayı dinliyordu.

 

1 Comment

  1. ben bu kızı liseden tanıyorum. malın önde gideni olduğunu düşünüyorum. sağda solda, (o zamanlar) yonja.com’da bana testi yazın testi yazın(testimonial) diye dolanıyordu.

Bir Cevap Yazın